İtalya dönüşü,

batıyla aramızdaki farklara değinmiş;

?onlar aydınlanma meşalesini,

İslam aleminden aldı,

biz de ?onların karanlığını? benimsedik,

demiş, aydınlık meşalesinin,

özgür akıl ve sanatla,

beslenebildiğini söyleyip,

?sanat yazılarına? ağırlık vereceğimi?

ifade etmiştim.

Ama;

üst üste gelen günlük olaylar,

?pür sanat?

yazmama imkan vermedi.

Kıl?dı, mıl?dı, derken?.!

Kendi kendime:

İyisi mi ehbabım (arkadaşım) Yurdaer,

Sen ?sanat yoluna?,

devam et dedim.

****

Başladım eski defterleri karıştırmaya.

Son seçimlerden önce bana gelen,

bir mesaja gözüm takıldı.

Onu sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Neden mi?

(Nedenini mesajdan sonra anlatacağım.)

****

[Gönderen: emine.Tunalı@yahoo.com
İki saat uzakta da yasasa da insan,

Gurbet gurbettir.

Yine düştü içime sıla hasreti.

Bolu?da kimler milletvekili adayı oldu.

Yener ağabeyimiz pes mi etti artık.

Tanıdık biri var mı diye,

internette gazetelere göz atarken,

tabii ki BOLUNUN SESI gazetesini açtım.

Bolu?nun ilk yerel gazetesi değil miydi?

Diğer yerel gazeteleri de,

gözden geçirdikten sonra,

gurbet duygumu aralayan,

Yener Bandakcı ismi ile,

Sizin siteniz oldu.

****

Sanat yaşamınızı okuyup,

resimlerinize baktım.

Tabii ki Bolu?ya yerleştiğinizi,

restaurant açtığınızı,

faaliyetlerinizi duyuyordum ancak,

?demek ki memleketine dönmüş?

diye düşünmüştüm.

****

Resimlerinize ve resimlerinizde aradıklarınızla ilgili,

açıklamayı okuyunca merak ettim

ve öğrenmek istedim.

Felsefi olarak doğrudur yazılanlar,

ancak sanattan anlamayan,

sadece resim sanatını seven,

bir izleyici olarak,

yorumumu bilmek ister misiniz bilmem ama,

ben resimleriniz veya sanatınızın temasının

?içinde dahi yalnız olamayan insan? olduğu,

diğer bir anlatımla

? yalnızlığa koşmak? gibi geldi bana.

****

Mutlaka yanılıyorum,

Sanat duygunuzla,

Abant gölünü tuvalinize,

duru bir su

ve nilüferlerin yerine,

saz sembolü içinde gizlenmiş,

insan figürleri ile,

tek bir alabalık çizerdiniz,

gibi geliyor bana.

****

Bir de size,

milletvekili olmayı aklınızdan geçirdiniz mi diye,

soracaktım ki;

sesli düşünür gibi,

yazdıklarım bana yanıt verdi.

Hayır?!.

Hiç istemezdiniz gibi geldi bana.

Doğayı tuvalde,

dağları ve insan figürleriyle,

yaşamı ise,

bir atla simgeleştiriyorsunuz,

gibi geldi bana.

****

Yazarken;

Tablolarınızda,

neden çiçek,

neden ağaç,

kuş yok,

soruları aklıma takıldı.

Önemli olan:

Ressamın ne duygu ile resim yapması değil,

resme bakanda uyandırdıkları derler ya.

Ben ?Doğaüstü güçten çok,

doğanın işe yaramayan insan atıklarını

ve doğaya yakışan masum atları görüyorum.

Kargaşa,

kaçış,

arayış,

kalabalık.

Yalnızlığa özlem.

Özgür olan yalnız olabilen at belki de.

****

İste yine bir resimden anlamayan diyorsunuz,

resim ve resim sanatından anlamadığımı yazmıştım,

yinede;

izleyici düşüncesini yazmaktan,

alıkoyamadım kendimi.

****

Milletvekili adaylarının açıklandığı günün ertesinde,

gurbeti aralamak da varmış.

Önemli olan;

Bolu?da yasamak değil,

belki de paylaşılan bir şeylerin olması.

Size sadece sunu söyleyebilirim.

Bolu Sizinle ?dolu? olmuş.

Mehmet Yücetürk ten sonra Siz oldunuz.

Sizinle birlikte nice Yurdaerler olması dileğiyle.

E.Tunalı]

Sanırım E.Tunalı aşağıdaki tablomu yorumlamış.

Bu mesajı köşeme taşımamın nedeni,

Tunalının benimle ilgili düşünceleri değil.

Ya ne?

*-Okuyan, anlayan, düşünen

ve de düşündüklerini tevazu ile ifade,

eden hassas biri olması.

****

*- Bu özelliklerin gelişmesinde,

sanat?ın katkısı var mıdır.

Acaba?

*- İzlediği yol,

karanlıktan aydınlığa çıkışın,

kısa yolu değil mi?

Ne dersiniz?